Ana Sayfa Hakkımızda Forum İletişim
 
Borçlu Yardımlaşma Platformu  
 
    Borçlardan Kurtulma Ve Korunma Çareleri    
Üye Girişi
KATEGORİLER
 
 BORÇTAN KURTULMAK
 ÜYELİK HAKKINDA
 Borç yüzünden kardeş kavgası
 MİSYONUMUZ
 VİZYONUMUZ
 BORCA BATMA NEDENLERİ
 BORÇTAN KORUNMAK
 BORÇLARDAN KURTULMAK
 BORÇ ÖLDÜRÜYOR
 BORÇ HABERLERİ
 BORÇ HAKKINDA
 DUA BÖLÜMÜ
 DUA GRUPLARI
 BORÇ YAPILANDIRMA
 DEVPROJE NEDİR?
Ziyaret Bilgileri
 
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam36
Toplam Ziyaret129086
 
Borç Nedir?
 

Borç
Borç Esarettir
Borç Acıtır
Borç Reziliktir
Borç Yıpratır
Borç Bir İmtihandır
Borç Büyük Bir Günahtır
Borç Bir Cezadır
Borç Ağır Bir Yüktür
Borç Sahibini Bulur


 
Borçlunun Halleri
  Borçlu
Elini Neye Atsa Kurur
Borçlu Herşeye İnanır
Borçlu Panik Halindedir
Borçluya Kimse Acımaz
Herkese Maskara Olur
Borçlu Yalan Söyler
Borçlu Sözünde Durmaz
Emanete Hıyanet Eder
Dilenmesi Caizdir
Borçluya Güvenilmez
Herşeyi Mübah Görür
Halinden Kim Anlar
 
 
Hesabını Bilmeyen Batmaya Mahkumdur

Borçlu kişilerin yaptığı en büyük hatalardan biri, hatta en büyüğü hesabını bilmemektir. Aslında bu hata borçlu iken yapılmaz, tam aksine borçlu değilken yapılır ve zaten borç batağına bu yüzden girilir. Para ile fazla oynayan, fütursuzca borca giren, borç dağıtan ya da harcama yapan kişilerin mutlaka borcunu ve alacağını takip etmesi,  finansal olarak nereye gittiğini görmesi gerekir. Eğer takip etmezse işlerin kötüye gittiğini bilemez, ancak battıktan sonra farkına varır ki, bu durumda işleri yoluna koymak için çok geç kalınmış olabilir. Konunun daha iyi anlaşılması için bir örnek verelim:

Bir gemi kaptanının görevi kendisine emanet edilen milyonlarca lira değerindeki yükü veya insanları güvenli bir şekilde hedefteki limana ulaştırmaktır. Kaptan harekete geçmeden önce rotasını belirler, dümeni hedefe doğru yönlendirir ve yola çıkar. Gidilecek yer tam önünde ise yani haritadan bakıldığında başlangıç ve bitiş noktaları birleştirildiğinde düz bir çizgi oluşuyorsa, dümen sabit tutulduğu takdirde doğruca hedefe ulaşılmalıdır. Oysa durum hiç de göründüğü gibi değildir. Çünkü gemiyi hedeften saptıran bir çok faktör bulunmaktadır. Dünyanın yuvarlak oluşu, dalgalar, rüzgarlar, fırtınalar, okyanus akıntıları vs. bir çok etken geminin rotasından çıkmasına sebep olur. Bu sebeple 1.kaptan ve yardımcı kaptanlar sürekli olarak pusulayı ve diğer göstergeleri kontrol ederek gemiyi rotada tutmaya çalışır ve duruma göre dümen kırarlar. Aksi halde kendi haline bırakılan geminin nereye gideceği belli olmaz. Kanada niyetiyle çıkılan yolculuk Arjantin’de bitebilir veya gemi bilinmedik bir yerde karaya oturabilir, daha kötüsü batabilir, yüzlerce insan sulara gömülebilir. Filmlere konu olan meşhur Titanik vakasında gemiyi batıran buzdağı son anda fark edilmiş, dümen kırmak için zaman kalmamıştı. Gemiye çarpan aysberg gemiyi su üzerinde tutan hava tanklarını yırtıp gemi su almaya başlayınca da taşıdığı yüzlerce yolcusuyla birlikte okyanusun serin sularına gömülmüştü.

Herkes dünya denilen çalkantılı denizde kendi hayat gemisinin kaptanıdır. Hemen herkesin hayattan beklediği şey başlangıçta aynıdır. En azından lise eğitimini tamamlamış olanlar psikoloji dersinden Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisini hatırlar. Buna göre insan önce hayatta kalmak için yeme, içme gibi fizyolojik ihtiyaçlarını temin etmeye çalışır. Sonra güvenlik gelir, yani barınmak için başını sokacak bir ev ister. Sonra da sosyal ihtiyaçlar ve saygı ihtiyacı gelir. Ecdadımız bunları aş, iş, eş şeklinde özetler. Peygamber Efendimiz de bir hadislerinde "Şu üç şey âdemoğlunun saadetindendir; sâlihâ bir hanım, geniş bir ev, rahat bir binek."(Müsned, 1/168)

Hayata yeni başlayan bir delikanlının veya genç kızın hayattan beklentisi önce iyi bir işe girip yuva kurmak, çocuk sahibi olmak,  sonra da bir ev ve araba almaktır. Temel hedef, ulaşılması gereken liman budur. Ancak insanın bu hedefe ulaşabilmesi için çok iyi hesap yapması, tabiri caizse gemi kaptanları gibi daima pusulayı kontrol ederek hedefe mi ilerliyor, yoksa bir akıntıya kapılmış sürükleniyor mu takip etmesi gerekir. Bu süreçte elini kaptırıp kolunu kurtaramamak cinsinden girilen bir borç insanın hayatını alt üst eder. Örneğin, zamansız alınan bir evin taksitlerini ödemek insana öyle pahalıya patlayabilir ki,  borçlarını ödemek için evini sattığı halde borçlarını karşılamaz. Bazıları da hayata 1-0 yenik başlar. Evlenirken kız tarafının isteklerine yetişebilmek için bütçeyi fazlasıyla zorlar ve çok büyük borç altına girerler. Böyle olunca uzun yıllar bu borcu ödemek için uğraşırken, eşinin diğer isteklerini yerine getiremez ve evde huzursuzluk olur. Bu tip evliliklerin sonu ne yazık ki, boşanmayla sonuçlanmaktadır. Örnekleri çoğaltmak mümkün. Hülâsâ, insanı borca sokan en büyük sebep hesapsızlıktır. O halde yapılması lazım gelen şey hesabını iyi yapmak, alacağını vereceğini en ince ayrıntısına kadar yazmak ve sürekli gidişatı takip etmektir.

1 Yorum - Yorum Yaz

Her Gelecek Yakındır
Atı Alanı Üsküdarda...
Bir müddet zeytin...
Borçlu Kimi kandırır

Sahibini Bulan Borç
Kart Mağdurları
Borç alma usulü
Nasıl batıyorlar

Borçlunun rüyası
Borçlu kulların duası

Mutlaka Deneyin

Hesabını bilmeyenler

.

 
 
Web sağlayıcı: Yurdum Yazılım