Üyelik Girişi
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam5
Toplam Ziyaret267739
KATEGORİLER
Site Haritası

Advertorial

  

  

Borçla Mücadele Platformu

Borçlunun Okuması Gereken Dua

Ebû Abdullah el-Kuresî hazretleri, duâsi makbûl bir zât idi. Mısır’da bulundugu sırada büyük bir kıtlık olmustu. Bunun üzerine Mısır’dan ayrılıp Kudüs’e gitti. Filistin’deki Halîlürrahmân denilen yerdeki Ibrâhim aleyhisselâmin makâmını ziyâret etti. Ziyâret sırasında İbrâhim aleyhisselâmin makâmı yanında uyuya kaldı. Rü’yâsinda İbrâhim aleyhisselâm tarafından karşılandı. Ebû Abdullah el-Kuresî, İbrâhim aleyhisselâma; “Ey Halîlullah! Mısır’da büyük bir kıtlık var. Duâ buyurunuz” diye arzetti. Hz. İbrâhim de kıtlığın kalkmasi için duâ etti. Ebû Abdullah el-Kuresî daha sonra uyanıp Kudüs’e döndü. Çok geçmeden kıtlığın kalktığı haberini ögrendi.

Abdullah Kuresî buyurdu ki:

Bir gün hocam Ebü’r-Rabî bana, “Sana bitmek tükenmek bilmeyen bir hazîne ögreteyim mi?” dedi. Ben de, “Evet” deyince, Ebü’r-Rabî bana, “Su duâyi devamli oku” dedi...

Okumamı istedigi duâ söyle idi: “Yâ Allah, yâ Vâhid, yâ Mûcid, yâ Cevâd, yâ Bâsit, yâ Kerîm, yâ Vehhâb, yâ ze’t-Tavl, yâ Ganî, yâ Mugnî, yâ Fettâh, yâ Rezzâk, yâ Alîm, yâ Hayy, yâ Kayyûm, yâ Rahmân, yâ Rahîm, yâ Bedîassemâvâti vel-ard, yâ ze’l-celâli vel ikrâm... Yâ Hannân, yâ Mennân infehnî minke bi nafhati hayrin tugnînî bihâ ammen sivâk... in testeftihû fekâd câekümü’l-feth... Innâ fetehnâ leke fethan mübînâ... Nasrun minellahi ve fethun karîb... Allahümme yâ Ganî, yâ Hamîd, yâ Mubdi’, yâ Muîd, yâ Vedûd, yâ ze’l-arsil Mecîd, yâ Fe’âlen limâ yürîd, ikfini bihelâlike an harâmike ve agninî bi fadlike ammen sivâke vahfaznî bimâ hafizte bihizzikr... Vensurnî bimâ nasarte bihirrusül... inneke alâ külli sey’in kadîr...”
Sonra bana, “Her kim su duâyi namazlardan sonra, özellikle Cuma namazindan sonra okursa, Allahü teâlâ onu her türlü kötülükten muhafaza eder. Düsmanlarina karsi muzaffer kilar, ona ummadigi yerlerden riziklar verir, geçimini kolaylastirir. Borcu daglar kadar büyük ve kabarik olsa dahî, Allahü teâlânin lutfu, keremi ve inâyeti ile öder” dedi.

Kendisi söyle anlatır:

Bir gün Abdullah el-Muâvirî’ye gittim. Bana, “Ey serîf! Başın darda kaldığı zaman, yapacak oldugun bir duâ ögreteyim mi?” diye sordu. Ben de “Evet” dedim. Bunun üzerine su duâyi ögretti: “Yâ Vâhid, yâ Ehad, yâ Vâcid, yâ Cevâd, Infehnâ minke bi nefhati hayrin inneke alâ külli sey’in kadîr...”

Basim darda kalmadi...

Abdullah el-Muâvirî bu duâyi bana ögretmek için okuduktan sonra, basim hiç darda kalmadi, rizkim çogaldi. Duâda, maksadin hâsil olmasi için, duâ eden kimsenin i’tikâdinin düzgün olmasi, namazini muntazam kilmasi ve dînin emir ve yasaklarina elinden geldigi kadar uymasi sarttir.

Ayrica, bir kimse bir derde veya borca giriftâr olursa, “Allahümme innî eûzü bike minel hemmi vel hazeni ve eûzü bike minel aczi vel keseli ve eûzü bike minel cübni vel buhli ve eûzü bike min galebetid deyni ve kahrirricâl” duâsini okusun, buyurulmustur.


Yorumlar - Yorum Yaz